ÇORAP ÜZERİNE MESH YAPILIR MI

Hamd, âlemlerin Rabbi Allah içindir. Salât ve selam peygamberimiz Hz. Muhammed’e sallallâhu aleyhi ve sellem, onun âli’ne, ashabına ve kıyamete kadar onun yolunu takip eden şehidler, sıddıklar ve Salihlerin üzerine olsun. Rabbim bizleri de Salih kullar zümresine katsın. Allah azze ve celle ayağımızı sırat-i müstakimde sabit kılsın. Allah bizlere hakkı hak olarak bilip anlamayı ve hakka teslim olmayı batılıda batıl bilip ondan uzaklaşmayı nasip etsin. Allah basiretimizi arttırsın, İslam’ı bütün incelikleri ile anlayıp kavramayı ve gereğince amel etmeyi nasip etsin. (Âmin!)

“Ey iman edenler! Allah’tan, O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.”

“Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadınlar meydana getiren Rabbinizden sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’ın ve akrabanın haklarına riayetsizlikten de sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir.”

“Ey iman edenler! Allah’tan sakının, dürüst söz söyleyin de Allah işlerinizi kendinize yararlı kılsın ve günahlarınızı size bağışlasın. Kim Allah’a ve Resulü’ne itaat ederse, şüphesiz büyük bir kurtuluşa ermiş olur.”

Son zamanlarda ‘ince çorap üzerine mesh edilir’ iddiası yaygınlaşmaya başladı bu ince çoraba mesh edilir diyenlerin dayanağı Tirmizi hariç diğer hadis âlimlerince zayıf kabul edilen bir hadistir. Tirmizi ise bu hadise hasen demiştir. Bu hadisi sahih kabul etmeyenler cumhur ulamadır. Sahih kabul edenler ise çorap üzerine mesh edilebilmesi için mesh edilecek çorabın belli başlı şartlara haiz olmasını şat koşmuşlardır. Yani ilim ehlinden hiç kimse ince çoraba mesh edilir dememiştir. Hatta bu ince çoraba mesh konusunda ısrarlı olan kardeşlerin ittifakla imamlığını kabul ettikleri ve kendisinden birçok fetva alıp nakiller yaptıkları imam İbni Teymiyye bile ince çoraba değil üzerinde bir süre yürüne bilen yani bir süre ayakkabı görevi yapabilen çoraba mesh edilir demiştir. Bu kardeşler kendileri müctehid değillerdir. Ama müctehidlere de uymuyorlar. Bunlara müctehidlerin icma ile ince çoraba mesh etmeyi caiz görmediğini söylüyoruz, âlimler çoraba mesh için çoraptan belli şartlar aramışlar diyoruz. Bize cevapları ‘bu konuda zayıfta olsa hadis vardır’ diyorlar. ‘Çoraba mesh konusunda hadis var, bu şartları âlimler koymuş, biz hadise uyarız, körü körüne taklid ya da ilimsiz taklid caiz değildir’ diyorlar. İyide kardeşim senin ilimsiz müctehidliğine ne demeli? Hâlbuki ilmi olmayan kişinin ilim ehli müctehidi taklidi caiz iken ilimsiz birinin ictihadı asla caiz değildir. Öte yandan bu ümmetin müctehid âlimlerimi daha iyi anlıyor hadisi yoksa şu ilimsiz halinizle sizmi iyi anlıyorsun. Sizler müctehide uymayı kabul etmezken, müctehid olmayan bir birlerinizi taklid durumuna düşüyorsunuz. Hadis mealciliği yaparak âlimleri devre dışı bırakıyorsunuz. Hadisi okuyup kendi anlayışınıza göre yorumluyorsunuz, sonrada bizden müctehidlere değilde sizlere uymamızı bekliyorsunuz. Ben şimdi bu konu da Allahın yardımı ile hakkın ortaya çıkması için ulamadan nakiller yapıp hakka ve sahih delillere teslim olmaya gayret eden kardeşlerime yardımcı olmaya çalışacağım. Başarı Allah’tan dır.

Çorap üzerine mesh caiz midir, değilmidir? Bu konuda âlimler görüş ayrılığı içerisindedirler. Bir kısmı kösele ve deri geçirilmedikçe çorap üzerine mesh olmaz derken. Diğer bir kısım âlimlerimiz yün ve ip¬lik çoraplar üzerine mesh edilebilmesi için onun kaim olmasını ve ayağın tenini gösterecek şekilde şeffaf ve ince olmamasını ve kendi kendine ayakta durmasını, mesh edildiğinde derinin suyu hissetme¬mesini şart koşmuşlardır. Bu şartlara haiz olmayan çoraba mesh edilmeyeceğini âlimler ittifakla kabul etmişlerdir.

Ali İmran 102
Nisa 1
Ahzab 70-71

Mestlerin Hükmü

Bu konuda varit olan hadisler o derecede meşhurdur ki -mestleri meshetmenin cevazını inkâr eden kimse, ehl-i sünnetten sayılmaz, demişlerdir. Fakat caiz olduğuna inanıp, ancak ayakları yıkamanın daha iyi olduğunu söyleyerek mesh yapmayan kimse, mesh yapan kimseden daha fazla sevap kazanmış olur.

Gusül hariç, abdest alması gereken kimsenin mesh yapması caizdir. Her iki mestin de tam bir temizlik üzerine giyilmesi lâzımdır. Mestler ayakta iken bozulan abdestlerden sonra; mukim, bir gün bir gece, yolcu ise üç gün üç gece mesh yapar. Mesh, el parmakları ile yukarıya doğru bir hat boyunca yapılır. Farz olanı, elin parmaklarından üçünün mikdarı kadardır. Ayak parmaklarından başlayıp yukarıya doğru gitmek ise sünnettir.
Ayak parmaklarının küçüğü ölçü olmak üzere, üç parmağın çı¬kabileceği kadar mest üzerinde bir yırtık olursa mesh caiz olmaz. Her mestin yırtıkları diğerinden ayrı tutulur. İçine mest giyilen çizmeye mesh yapmak caizdir. Kaim ol¬duğu yahut üzerine deri veya pabuç geçirildiği takdirde, çoraplar üzeri¬ne de mesh yapılır.

İmam Yusuf ve imam Muhammed: ‘Su çekmeyecek kadar kaim olan çorapla¬rın meshi caizdir’ demişlerdir. Zira hem Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in, çorapları üzerine mesh ettiği, rivayet olunmuştur, hem de çorap kalın olduğu zaman onunla yürüne¬bilir. Kalın çorap: bir şeye bağlamadan yere dikildiği zaman boğa¬zı üzerinde durup yere düşmeyen çoraptır ki böyle bir çorap mest gibidir.

Mestler abdestte yıkanması farz olan yerleri tamamen kapatmalıdır. Bu da topuklarla birlikte ayaktır. Mestlerle birlikte normal bir şekilde yürümek mümkün olmalıdır. Hanefiler bu konuda mestlerin en az on iki bin adım yürümeye dayanacak nitelikte olma¬sını şart koşmuşlardır.

Malikilere göre ise önemli olan mestlerle normal bir şekilde kesintisiz yürüme imkanının olmasıdır.

Şafiilerin çoğunluğuna göre mestlerin niteliği konusunda şart olan, mukim birinin bir gün ve gece, yolcu¬nun ise üç gün üç gece içindeki ihtiyaçlarını karşılamak için yapacağı çalışma¬lardaki yürümelerine dayanacak kadar olmasıdır.

Hanbelilerse, bu konuda örfen (normal bir şekilde) yürümeye elverişli olmasından başka bir şart ileri sürmemişlerdir.

Malikiler ve Hanefiler ayağın en küçük üç parmağı sığacak kadardan az bir yırtığı bulunan mestin üzerine mesh etmeyi caiz görmüşlerdir. Şafiiler ve Hanbelîler mestlerde az da olsa yırtığın bulunmamasını şart koşmuşlardır.

Malikiler, mestlerin deriden olmasını şart koşmuşlardır. Şafiiler ise sık dokunmuş olmaması sebebiyle üstüne suyun dökülmesi durumunda dikiş yer¬leri dışındaki kısımlardan ayağa suyun geçmesini engellemeyen dokuma (Örgü) bir şeyin üzerine mesh etmenin geçerli olamayacağını söylemişlerdir.

Hanefiler ve Şafiiler mestlerin bedene su geçmesini önleyecek nitelikte ol¬masını şart koşmuşlardır. Hanefiler, bir fersah yani on iki bin adım yürümeye elverişli olması, baldırlarda kendi kendine dur¬ması, altını göstermemesi ve arkasını gösterecek kadar şeffaf olmaması ha¬linde sık dokunmuş bir çorap üzerine mesh etmenin de caiz olduğunu söylemişlerdir.

Bunun gibi Hanbeliler de ayakkabı olmadan üzerinde kesintisiz yü¬rümeye elverişli ve ayağın herhangi bir yerini göstermeyen dikişli bir çorap üzerine mesh etmeyi caiz görmüşlerdir. Bu çorap üzerine mesh konusunda mezheplerin görüşlerinin ayrıntılarına geçmeden önce konuya delil olan hadisi şerifi nakledelim.

el-İhtiyar
el-İhtiyar
el-İhtiyar

Bu hadisin geçtiği hadis kitaplarında konuyu aynen naklediyorum.

Tirmizi:
Çorap ve Ayakkabı Üzerine Mesh Etmek
Muğîre b. Şu’be (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Resûlullah (s.a.v) çorap ve ayakkabısı üzerine meshederdi.” (Ebû Dâvûd, Taharet:62; İbn Mâce, Tahara: 88)
Tirmîzî: Bu hadis hasen sahih demiştir. Bu konuda Ebû Musa’dan da hadis rivayet edilmiştir.

Nesei:
Çorap ve Ayakkabı Üzerine Mesh Etmek
Muğîre b. Şu’be (r.a)’den rivâyete göre, Resûlullah (s.a.v) çorapları ve ayakkabıları üzerine mesh etmiştir. Ebû Abdurrahman diyor ki: Ebû Kays’ın bu rivayetine uyan hiçbir kimseyi bilmiyorum. Doğru olan rivayet Muğîre’nin; “mestler üzerine mesh etti” rivayetidir.

İbni Mace:
Çoraplar ve Pabuçlar Üzerine Mesh Etmek Hakkında Gelen (Hadîsler) Babı
El-Muğîre bin Şu’be (r.a)’den rivayet edildiğine göre: Resûlullah (s.a.v) abdest alırken çorapları ve pabuçları üzerine mesh etmiştir. ”
Ebû Dâvûd: Abdurrahman bin Mehdi, bu hadisi anlatmazdı. Çünkü El-Muğîre’den ma’ruf olan rivayet Peygamber (s.a.v)’in mestler üzerine mesh etmesidir, demiştir. El-Hâfız da: Abdurrahman bin Mehdi ve başka hadis imamları El-Muğire’nin bu hadisini zayıf saymışlardır, demiştir.
Ebû Musa El-Eş’âri (r.a)’den rivayet edildiğine göre: Resûlullah (s.a.v) abdest aldı çoraplarına ve pabuçlarına mesh etti. El Muallâ, kendi rivayetinde dedi ki Ben Ebû Musa’nın -ve pabuçlarına- dediğini bilirim, başka türlü dediğini bilmem.”

Ebu davud:
Çoraplar Üzerine Mesh Etmek

el-Muğîre b. Şu’be’den, demiştir ki; ‘Resûlullah (sav) abdest aldı, çoraplarının ve ayakkabılarının üzerine meshetti.’

Ebû Dâvûd dedi ki; Abdurrahman b. Mehdi bu hadîsten hiç bah¬setmezdi. Çünkü el-Muğîre’den (gelen) ma’ruf hadîs, ‘Muhakkak ki Nebiyyi Ekrem (s.a.v) mestler üzerine mesnetti’ şeklindedir.
Yine Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadis, aynı zamanda Nebiyyi Ek¬rem’den Ebû Musa el-Eş’âri tarafından; ‘Resûlullah (s.a.v) çoraplar üze¬rine mesh etti’ (şeklinde) râvîler zincirinden (bazı raviler) atlanarak ve zayıf senetle rivayet edilmiştir.

Şimdi gelin bu konunun daha iyi anlaşılması için, çorabın ne demek olduğunu, âlimlerin bu kelimeden ne an-ladıklarını ve nasıl tanımladıklarını açıklayalım.

Çorabın Tarifi:

Çorap farsça ‘Cevrab’ kelimesinden gelmekte olup daha sonra Arapçalaştırılmış bir kelimedir. Ayak örtüsü, giysisi anlamına ge¬lir.
Çorap kelimesini âlimler birbirlerinden farklı bir şekilde ta¬nımlamışlardır. Zira onlar değişik bölgelerden olmaları hasebiyle, bölgelerine has çorap tanımları yapmışlardır.

Hanefi âlimlerinden Aynî, ‘Cevrab’ hak¬kında şunları söylemektedir: ‘Şiddetli soğukların hüküm sürdüğü memle-ketlerde soğuktan korunmak için eğrilmiş yünden yapılan ve ayağa giyilen ve topuklara kadar uzanan şeydir’. Bu cevrab kelimesi üzerinde ulema arasında farklı görüşler vardır:

Firuzâbâdî Kâmûs’da, Ebul-Feyz Murteza, Tacü’l-Arûs’ta Cevrab, ayak¬kabıdır derken, et-Tayyibî ‘deriden mamul bir ayakkabıdır, dize doğru uzanır ve mest diye bilinir’ diyor. Firûzâbâdî’nin sözü bütün ayakkabı çeşidini ifâde edecek niteliktedir, ister deriden, ister yünden veya kıldan, isterse bunların dışında bir şeyden olsun hepsine şâmildir.

Said Havva, El Esas Fi’s Sünne, Hadislerle İbadet Ansiklopedisi, Hikmet Neşriyat:
İbn Manzur, Lisunu’I-Arap, I, 263; Mu’cemu’I-Vasît, s.

Firuzâbâdî’nin sözünden bu ayakkabının kalın veya ince, hatta dikişli veya dikişsiz olup olmamasın¬da da bir fark olmadığı anlaşılıyor.
et-Tîbî Şevkânî ve Şeyh Abdül hak’ın tefsirlerine göre ‘Cevrab’ ciltden mamul olup mestin başka bir çeşididir, mestten daha büyüktür.

Hanefî imamlarından Şemsul-eimme el-hulvânî’ye göre cevrab’ın beş çeşidi vardır:
1. Tiftikten,
2. Kıldan,
3. Yünden,
4. İnce deriden,
5. Pamuktan.

Bütün bu ihtilaf iki sebepten ileri gelmektedir:
1. Cevrab’ın imal edildi¬ği madde,
2. Cevrab’ın hacmi ve büyüklüğü.

Ayrıca bu ihtilâfın cevrab’ın çeşitli ülkelere göre çeşitli biçim ve büyüklüklerde yapılmış olmasından ileri geldiği de düşünülebilir. Çünkü şartlara göre bazı ülkelerde deriden, bazı¬sında yünden, bazısında da diğer mevcut maddelerden dokunmuş olabilir. ‘Her lûgatçı kendi ülkesinde bulunan cevrab (çorap, çoraplar) şekillerine bakarak bir tarif yapmıştır’ denebilir. Firuzâbâdî gibi bazı lügatçiler de bütün ülkelerde bu¬lunan çorap şekillerini kapsayacak bir tarif ortaya koyabilmişlerdir.

ÇORAP ÜZERİNE MESH KONUSUNDA İMAMLARIN GÖRÜŞLERİ

Çoraplar üzerine mesh etmek mevzuunda imamların görüşleri:

İbni Ebi Şeybe, Said bin Museyyib İle Hasam Basri (r.a)’hın şöyle söylediklerini rivayet etmiştir:
“Sık dokunmuş, kuvvetli olurlarsa çorapların üzerine mesh edilir.”
Bu âlimler tabin âlimleridir. Sahabenin nasıl çorap giydiğini ve hangi çoraba mesh ettiğini bizlerden daha iyi bilirler.

Hanefilerin Görüşü:

Hanefi Âlimlerinden İmam Alaud-Din Ebu Bekr Bin Mesud Bin Ahmed El-Kasani - Rahimehullah - (Ölm: Hicri 587/Miladi 1191) Bu Konu Hakkında Diyor ki;
Çoraplara mesh yapmaya gelince ise, eğer deriden hazırlanmışsa veya altı deri gibi sertse, mesh yapmak caizdir ve ashabımız arasında bu konuda ihtilaf yoktur. Hatta deriden yapılmışsa altı deriden olmasa bile! Lakin su geçirecek derecede inceyse, onların üzerine mesh yapmak icma ile caiz değildir. Fakat kalın olursa; Ebu Hanife’ye göre caiz değildir, Ebu Yusuf’a ve İmam Muhammed’e göre ise caizdir. Ebu Hanife’den rivayet olunur ki o, hayatının son zamanlarında Ebu Yusuf ile İmam Muhammed’in görüşünü kabul etmiştir. Şöyle ki hasta olduğu zaman çoraplarının üzerine mesh yapmış ve ziyaret edenlere “insanlara yasakladığım şeyi kendim yapıyorum” demiştir. Bunu onun görüşünden döndüğüne dair delil kabul etmişler.
Şafi mezhebine göre ise hatta altı deri gibi sert olsa bile çorapların üzerine mesh yapmak caiz değildir, ancak ayak bileğine kadar deri ile kaplı olur ise müstesna. Ebu Yusuf ve İmam Muhammed kendi görüşleri için Muğire bin Şubenin hadisini delil getirirler : “Peygamber (s.a.v) abdest aldı çoraplarının üstüne mesh yaptı” Ayrıca meshlere mesh yapmanın caiz olması, onları çıkarmaktaki eziyettendir ve bu mana sarıklardan farklı olarak çoraplarda mevcuttur. Çünkü sarığı çıkarmakta bir eziyet yoktur. Ebu Hanife’ye göre ise meshlerin üzerine mesh etmek kıyasa göre değil delile esasen caizdir ve daima ayakta giyilen ve onunla gezilen ve onunla yolculuk yapmanın mümkün olduğu her şeyde buna dâhildir. Bu hususiyetleri taşımayanlar ise buna dâhil değildir. Malumdur ki deri ile kaplanmayan ve altı sert olmayan çoraplarda meshe ait olan bu hususiyetler yoktur. Bunun için onları meshe dâhil etmek imkânsızdır. Üstelik, meshin kolaylık açısından meşru olduğu sabittir. Lakin kolaylık ise uzun zaman giyilebilen şeyler içindir, çoraplar ise uzun zaman giyilebilen şeylerden değildir ve bunda kolaylığa gerek yoktur. Böylelikle burada, kitapta kaydedilen vaciplik asıl olarak kalır, bu ise ayakları yıkamaktır. Delil olan hadise gelince hadiste geçen çoraplar deriden hazırlanmış ve altı sert olan çoraplara ait olması mümkündür ve biz bunu söylüyoruz. Burada genel mana yoktur, çünkü özel bir haldir. İnce maddelerin çorap kısmından sayılmadığını görmüyor musun? Lakin yünden hazırlanmış meshlere gelince ise rivayetin içinde bu zikrolunmamıştır.

Said Havva, El Esas Fi’s Sünne, Hadislerle İbadet Ansiklopedisi, Hikmet Neşriyat

Âlimlerden bazıları dediler ki; Buda zikrettiğim izahata ve ihtilafa dayanır. Diğerleri ise dediler ki; Eğer onunla yolculuk yapmaya dayanıklı ise mesh çekmek caizdir. Aksi takdirde caiz değildir. Doğru olanda budur.
Kösele ile kaplanmamış veya başka bir ek işlem görmemiş olan çoraplar üzerine mesh etmenin caiz olup olmaması meselesinde Ebu Hanife, Şafiler ve Malikiler, “caiz değildir” demişlerdir. Hanbelîler ve Hanefilerden İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed çorabın sık dokunulmuş olması, ayakları ve arka taraflarını göstermeyecek derecede kalın olması halinde üzerine mesh etmenin caiz olduğunu söylemişlerdir. Hanefilerin mezhep görüşü ise İmam Muhammed ve İmam Ebu Yusuf’un görüşüdür. (Merginanî, Hidaye, 1/30).
Evet, kalın, dayanıklı ve yolda yürünebilecek şekilde sağlam çoraplar üzerine mesh caizdir. Keçeden dikilmiş mest üzerine de mesh etmek caizdir. Suyu geçirecek derecede ince çorap üzerine mesh etmek icmaen caiz değildir. (Serahsî, Mebsût, 1/102-103; Kâsânî, Bedaiu’s-Sanâî, 1/10).
Öyleyse o zaman çorap denilen şeylerin bir nevi mest özelliği taşıdığı rahatlıkla söylenebilir. Zaten, cevrab ve na’lin gibi giyimler için sayılan kalınlık, suyu geçirmezlik, yürünebilirlik gibi özellikler genel itibariyle mestin de özelliğidir. Öncelikle ayakları mesh etmekten ziyade ayakları yıkamanın azimet olduğunu, mesh etmenin ise ruhsat olduğunu belirtelim. Yani mest üzerine mesh etmekten ziyade ayakları yıkamak daha faziletlidir. (İbn Âbidîn, Mestler Üzerine Mesh Bâbı)
Kösele ile kaplanmış veya altlarına taban geçirilmiş olması hâlinde çoraplar üzerine meshin cevazı konusunda fakihler ittifak halindedirler. Kösele ile kaplanmamış veya altlarına taban geçirilmemiş olan çoraplar konusunda ise fakihlerin iki görüşü vardır:
Birinci görüşü Cumhur temsil etmektedir ki, bunlar Ebu Hanife, Malikîler ve Şafiilerdir. Bunlara göre çorabın üzerine mesh etmek caiz değildir. Diğer görüşün sahipleri ise Hanbelîler ile Hanefilerden İmam Muhammed ile Ebu Yusuf’tur. Fetva onların görüşüne göre olup, caiz olduğu şeklindedir. Bu konuda mezheplerin görüşü aşağıdaki gibidir:

Malikilerin görüşü:

İmam Kurtubi:

Ebû Hanife ve Şafiî’ye göre, çoraplar üzerine mesh, ancak bunların deri ile kaplanmış olmaları halinde caiz olur. Mâlik’in iki görüşünden birisi de bu¬dur. Mâlik’in bir başka görüşüne göre ise, deri ile kaplanmış olsalar dahi ço¬raplar üzerine mesh caiz değildir. Ebû Davud’un Kitabında ise, Muğire b, Şube’den gelen rivayete göre, Resulullah (s.a.v) abdest aldı ve çorapları ve na’linleri üzerine mesh etti. Ebû Dâvud dedi ki: Abdurrahman b. Mehdi bu hadisi nakletmezdi. Çünkü, Muğire’den bilinen, Peygamber (s.a.v)’ın mestler üzerine mesh ettiğidir Bu hadis, Ebû Musa el-Eşarîden, o da Peygamber (s.a.v)’den diye de rivayet edilmek¬le birlikte, pek kuvvetli de değildir, muttasıl da değildir. Ebû Dâvud der ki: Ali b, Ebi Talib, Ebû Mes’ud, ef-Berâ b. Azİb, Enes b. Mâlik, Ebû Umame, Sehl b. Sa’d ve Amr b. Hureys, çoraplar üzerine mesh etmişlerdir. Bu husus, ay¬nı zamanda Ömer b. el-Hattab ve Ibn Abbas’tan da rivayet edilmiştir. Allah hepsinden razı olsun.
Maliki Âlimlerinden El-Hafız El Kadı Ebul-Hasan dediki:
El-Hafız el-Kadı Ebul-Hasan bin el-Kettan el-Fasi el-Maliki (Doğ. h.562- ölh. 621) rahimehullah ümmetin alimlerinin icma ettiği meseleler konusunda yazdığı kitabında diyor ki: “Bütün âlimler icma ettiler ki, eğer çoraplar kalın olmazsa, onların üzerine mesh etmek caiz değildir.”

İbni Rüşd Bidayetil Müctehid:

Meshi caiz görenlerin hepsi mest üzerine mesh etmenin caiz olduğu gö¬rüşünde birleşmişlerdir. Fakat çorap üzerine mesh etmenin cevazında ihtilâf etmişlerdir. Caiz görenler de, görmeyenler de olmuştur. Caiz görmeyenler arasında îmam Mâlik, İmam Şafii ve İmam Ebû Hanife, görenler arasında da îmam Ebû Hanife’nin iki büyük arkadaşı îmam Muhammed ve İmam Ebû Yûsuf ile Süfyan Sevrî bulunmaktadırlar.
Bu ihtilâf, Peygamber (s.a.v) Efendimiz’den, çorap ve ayakkabısı üze¬rine mesh ettiğine dair gelen rivayetlerin sıhhatinde ve başka şeyler de mest¬lere kıyas edilebilir mi, yoksa bu bir ibâdet olduğu için bunda kıyas olamaz’mı diye görüş ayrılığında bulunmalarından ileri gelmiştir.
Bu konudaki hadisleri sıhhatli bulmayan veyahut işitmeyen ve başka şeyleri meste kıyas etmeyi caiz görmeyenler yalnız mest üzerine mesh etme¬yi caiz görmüşlerdir. Hadisi sıhhatli bulan veyahut sözü geçen kıyası uygun görenler ise, çoraplar üzerine de mesh etmeyi caiz görmüşlerdir. Bu konuda¬ki hadisi, Buharı ve Müslim kitaplarına almamışlarsa da, Tirmizî sıhhatli bulmuştur.
Dibine deri dikilmiş çorabın hem çoraba, hem meste benzeyen yanları olduğu için İmam Malik’ten, böylesi çorapların üzerine mesh etmeyi hem ca¬iz gördüğü, hem görmediği yolunda iki rivayet vardır.

Bedai Es-Senai Fi Tertib Eş-Şerai 1/10
Kaynaklar: (ed-Durru’l-Muhtâr, I, 248 vd ; Fethu’l-Kadîr, I, 108 vd; et-Bedâyi 1,10; Merakı’l Felâh, 21 Bidâyetu’l-Muctehid, ı, 19; eş Şerhu’s-Sağîr, I, 153; eş-Şerhu’l-Kebîr, I, 141; Muğni’l-Muht'l Muhtâc, I, 66; el-Mecmâ I, 539 vd; el-Muhezzeb, I, 21; ei-Muğnî, I, 295; Keşşafu’l-Kınâ, I, 124 130)
El-İkna fi Mesail el-İcma, s: 227 (mesele: 351)
Bidayetil Müctehid C- 3. Çorap Üzerine Mesh:)

Şafiiler:

Şafii Mezhebinden İmam Şirazi ‘El Muhezzeb’ Eserinde Diyor ki;
Müellif dedi ki ; “Eğer çorap giyilirse onun üzerine mesh çekmek iki şart ile olur.
1. Kalın olmalıdır ve ışığı geçiren ve arkası görünen olmamalıdır.
2. Alt kısmı sert deri ile örtülü olmalıdır. Eğer bu iki şarttan biri olmazsa mesh çekilmez.”

İmam Nevevi bu sözlerin şerhinde şöyle diyor;
Şerh; Bu mesele meşhurdur ve bu meselede ashabımız değişik görüşlerdedir. İmam Şafi müellifin kaydettiği gibi “El Umm” eserinde bu konuda şöyle demiştir; Çoraplara mesh çekmek bir şartla caizdir. O da çoraplar kalın ve altı sert olmalıdır. Bu görüşü bir grup âlim benimsemişlerdir, onların arasında Şeyh Ebu Hamid, el-Mahamili, İbn Sabbağ, el-Mutevalli ve başkaları vardır. El-Muzeni ise (Şafii’den) naklediyor ki, çoraplara mesh çekmek yalnız ayakları tam örtecek şekilde deriden hazırlandığı halde caizdir. Kadı Ebu Tayyib dedi ki: Çoraplara mesh çekmek yalnız şöyle caizdir ki, çoraplar ayağın farz olan bölümünü tam şekilde örterse ve onlar (dışarıda) yürümeye dayanıklı olursa. el-Muzeni’nin ondan (Şafiden) naklettiği “yalnız ayakları örtecek şekilde deriden hazırlandığı halde” sözü aslında bir şart değildir, lakin Şafi - Allah ondan razı olsun - bunu kaydetmesinin sebebi şudur ki, genelde çorap yalnız ayakları örtecek şekilde deriden hazırlandığı halde (dışarıda) yürümeye dayanıklı olur. Bu, Kadı Ebu Tayyib’in sözleridir ve muhakkik birçok âlimler bunun benzerini söylemiştir. “El Havi” ve “El-Bahr” eserlerinin sahipleri ve bu ikisinden başkaları ise başka bir görüş naklediyorlar ve onlara göre çoraplar (dışarıda) yürümeye dayanıklı olacak şekilde kalın olsa bile, bütün ayak boyu deri ile örtülmediği halde ona mesh çekmek caiz değildir. Lakin sahih ve doğru olan Kadı Ebu Tayyib’in, El-Kaffal’ın ve muhakkiklerden birçok âlimin kaydettiği görüştür, yani nasıl olmasına bağlı olmayarak (dışarıda) gezmeye dayanıklı olduğu zaman, mesh çekmek caizdir, aksi takdirde caiz değildir. Bunu bu şekilde El-Furabi “El-İbane” kitabında bütün ashabımızdan nakletmiştir ve demiştir ki : “Ashabımız dedi ki: Eğer çoraplar (dışarıda) yürümeye dayanıklıysa, onların üzerine mesh çekilir, aksi takdirde olmaz. Çorap sözü fethalı “cim” harfi ile yazılır. Doğrusunu Allah bilir!
Farklı görüşler; Çorap hakkında âlimlerin mezheblerine gelince daha önce kaydettik ki, bizim mezhebimize göre sahih olan şudur ki, eğer çorap yürümeye dayanıklı olacak şekilde kalınsa, ona mesh çekmek caizdir, aksi halde caiz değildir. İbn El Munzir çoraba mesh çekmenin mubah olması görüşünü dokuz sahabeden rivayet ediyor; Ali, İbn Mesud, İbn Ömer, Enes, Ammar bin Yasir, Bilal, Bera, Ebu Umame ve Sehl bin Sad. Bu, ayrıcada Said bin el-Museyyeb, Ata, Hasan, Said bin Cubeyr, Nehai, Ameş, Sevri, Hasan bin Salih, İbn Mübarek, Zufer, Ahmed, İshak, Ebu Sevr, Ebu Yusuf ve Muhammedin görüşüdür. Lakin bunu Mücahid, Amr bin Dinar, Hasan bin Muslim, Malik ve Evzai mekruh görmüştür. Ashabımız Ömer’den ve Ali’den - Allah her ikisinden de razı olsun- ince olduğu halde böyle çorapların üzerine mesh çekmenin caiz olması (yani imam Yusuf imam Ahmed gibi imamların kabul ettikleri şekilde ince olması) görüşünü rivayet ediyorlar ve bu görüşü Ebu Yusuf’tan, Muhammed’den, İshak’tan ve Davud’dan rivayet ediyorlar. Ebu Hanife’den bunu mutlak şekilde yasak ettiği rivayet olunur ve ayrıca daha sonra mubah olması görüşüne yöneldiği de rivayet olunmuştur. Bunu yasak edenler delil olarak, Çoraplar mesh sayılmıyor ve ayakkabı gibi üzerine mesh etmek caiz değildir. Bizim ashabımız ise delil olarak, ayağa giyilen çorap ayağın farz olan kısmını örterek yürümeğe dayanıklı olabilir ve bu yönüyle meshe benzer. Çorabın deriden veya başka maddelerden hazırlanmasında bir beis yoktur ve bu ayakkabıdan farklıdır, çünkü ayakkabı ayağın farz olan kısmını örtmez, Çorap ince olduğu halde bile üzerine mesh çekmeyi mübah görenler Muğirenin hadisini delil getiriyorlar “Peygamber (s.a.v) çorabına ve ayakkabısına mesh çekti” Ebu Musa’dan da merfu olarak bunun benzeri rivayet olunmuştur. Ashabımız buna karşı delil getirdiler ve dediler ki; Böyle bir çorap çarık, bez, kumaş gibi yürümeğe dayanıksız olduğu için caiz değildir. Muğire’nin hadisine ise cevap birçok yöndendir.

Birincisi: Hadis zayıftır ve bunu hafız âlimler zayıf saymışlar. Beyhaki hadisi zayıf saymıştır ve hadisin zayıf olması görüşünü Sufyan Es-Sevri, Abdurrahman bin Mehdi, Ahmed bin Hanbel, Ali El-Medeni, Yahya bin Main, Muslim bin El-Haccac’dan nakletmiştir ve bunlar hadis imamları içinde en âlim olanlarıdır. Hatta et-Tirmizi “hadis hasendir” dese de, bu âlimlerin sözü onun sözünden üstündür, hatta ilim ehlinin ittifakına göre bu âlimlerden istenilen biri yalnız başına hadisi zayıf saysaydı, onun sözü et-Tirmizi’nin sözünden daha muteber sayılacaktı.

İkincisi: Eğer hadis sahihse, o zaman delillerin arasını birleştirerek bunu yürümeğe dayanıklı olan çeşitlerine yormak lazımdır ve hadisin lafzında umumiyete delalet eden bir şey yoktur.

Üçüncüsü: Beyhaki - rahimehullah - rivayet ediyor ki, Üstad Ebul-Velid en-Nisaburi hadisteki lafzı tek bir çorap ve tek bir ayakkabı değil, altı sert deriyle kaplı (hem ayakkabı vasfını, hem de çorap vasfını kendisinde birleştiren ayakkabı) çorap çeşidine ait ediliyor, sanki hadiste deniyor ki: “altı ayakkabı gibi sert kılıfla örtülmüş çoraba mesh çekti”. Ve el-Beyhaki bununla aynı manada bir hadisi Enes bin Malik’ten - radiyallahu anhu - rivayet etmiştir. Ebu Musa’nın hadisine cevabımız yine bu üç yönden olacaktır ve bunun bazı rivayetlerinde zayıflık vardır ve bu, mürseldir. Ebu Davud “es-Sünen”eserinde dedi ki: “Hadis muttasıl (senedinde kopuk olmayan) değildir ve de kuvvetli değildir.” Doğrusunu Allah bilir!”

Mecmu Şerh el-Muhezzeb, 1/526-528

Hanbelîlerin görüşü:

İmam İbn Teymiyye (öl:728/1327): “Yürüme imkânı bulunduğu takdirde ister köseleden yapılmış olsun veya olma¬sın çoraplar üzerine mesh etmek caizdir” dikkat edilirse imam İbn Teymiyye de imam Ahmed gibi çoraba mesh edebilmek için üzerinde yürüne bilmesini şat koşmuştur.

Hanbelî âlimlerinden İmam ibni Kudame el-Makdisi - rahimehullah – diyor ki:

Mesele: (el-Harki el-Hanbelî) dedi ki: “Ayrıca gezince ayaktan düşmeyen kalın çorap.”

Çoraba mesh çekmek mestlerle alakadar olarak zikrettiğimiz iki şart ile caizdir: Birincisi: Öyle kalın olmalı ki, ayaktan hiç bir şey görünmemeli. İkincisi: onunla (dışarıda ayakkabısız) gezmeye dayanıklı olsun. Bu, el-Harkinin sözünün zahiri manasıdır. Ahmed ayakkabısız çorapların üzerine mesh çekmek konusunda dedi ki; Eğer onlarla yürümek mümkünse ve ayağa tam oturursa/sabitse, bunda bir beis yoktur.
Başka yerde der ki: Ayak bileğine tam oturacak şekilde durursa/bilekten düşmüyorsa mesh çekilir. Bir başka yerde de diyor ki: Eğer onlarla yürüdüğünde ayakta (kaymadan) durursa, onlara mesh çekmekte bir beis yoktur. Çünkü eğer düşerse ayağın abdest yeri açılacaktır. Onların deriden hazırlanması vacip değildir. Ahmed dedi ki: Çoraplara mesh çekmek Allah Elçisinin (s.a.v) sahabeleri içinden yedi kişiden veya sekiz kişiden rivayet edilmiştir.
İbnul-Munzir dedi ki: Çoraplara mesh çekmenin mubah olması Allah Elçisinin (s.a.v) sahabelerinden dokuz kişiden rivayet olunmuştur: Ali, Ammar, İbn Mesud, Enes, İbn Ömer, El-Bera, Bilal, İbn Ebi Avfe ve Sehl bin Sad. Bu görüş Ata’ya, el-Hasan (el-Basri’ye), Said bin el-Museyyeb, İbrahim en-Nehai, Said bin Cubeyr, el-Ameş, es-Sevri, el-Hasan bin Salih, İbn el-Mübarek, İshak, Yakub ve Muhammed’e aittir. Ebu Hanife, Malik, El-Evzai, El-Mücahid, Amr bin Dinar, El-Hasan bin Muslim ve eş-Şafi dedi ki: Çoraplara mesh çekmek caiz değildir, ancak altı sert deriden olursa mesh çekilir. Çünkü genelde onlar - ince çoraplar da olduğu gibi yürümeğe dayanıklı değildir ve bundan dolayı onların üzerine mesh çekmek caiz değildir. Bizim delilimiz ise el-Muğire bin Şubenin rivayet ettiği hadistir: “Peygamber (s.a.v) çoraplara ve ayakkabılara mesh çekti.” et-Tirmizi dedi ki: “Bu hadis hasen sahihtir.” Bu delalet ediyor ki, ayakkabılar çorapların üzerine giyilmemiştir. (yani ayrı-ayrı olmuştur), çünkü bu şekilde olsaydı, o zaman ayakkabıları zikretmezdi. Çünkü hiç bir zaman şöyle denmez: “Ben meste ve ayakkabıya mesh ettim.” Hem de sahabeler çorapların üzerine mesh çekmişlerdi ve onların zamanında hiç bir başka sahabeden bunun tersine görüş gelmemiştir ve böylelikle icma hâsıl olmuştur. Hem de (bu çeşit kalın çoraplar) abdestte farz olan yeri tam örttüğü için ve ayağa (kayıp düşmeyecek şekilde) sabit oturduğu için - ayakkabıda olduğu gibi onlara mesh çekmek caizdir. Onların “yürümeğe dayanıklı değildir” sözlerine gelince ise, biz diyoruz ki: Bu çeşit çoraplara mesh çekmek yanlız (hiç bir vasıta olmadan) kendiliğinden ayakta sabit durduğu halde ve yürümeye dayanıklı olduğu halde caizdir. Lakin ince çoraba gelince ise, farz olan yeri örtmüş sayılmaz.

Dikkat edelim imam ince çoraba mesh etmeyi savunmuyor üzerinde yürüne bilen yani bir süre ayakkabı görevi yapabilen çorabın üzerine mesh edilir diyor. İnce çoraba ise Lakin ince çoraba gelince ise, farz olan yeri örtmüş sayılmaz diyor bunu gözden kaçırmayalım.)

Fasıl: İmam Ahmed’e (dokunmamış) ince bezlerle çorap şeklinde sarılmış sargıya mesh çekmek olur mu diye sorarlar, (İmam Ahmed) böyle bir sargıya mesh çekmeyi mekruh görmüştür. Olabilir ki, Ahmed’in bunu mekruh görmesinin sebebi, genellikle böyle sargıların üzerine mest giyilmesi idi. Çünkü böyle bir sargı kendiliğinden ayakta duramaz. Eğer yünden dokunmuş kalın ve ayakta durabilecek çorap gibiyse, hiç bir fark kalmaz. Ahmed bir yerde der ki: Çorap mestler gibi kalın değilse, ayağa tam dik şekilde oturmuyorsa ve ayaktan (yırtılıp veya kayıp) düşerse, böyle çoraba mesh çekilmez. Eğer onlar (sahabeler) çoraba mesh çektilerse, bunun sebebi onlardaki çorapların mestler gibi olması idi ve ayaklarında mestler gibi düşmeden duruyordu ve onunla insanlar gidip gelebiliyorlardı.

Dikkat edelim imam sahabenin üzerine mesh ettiği çorabın belli özelliklere sahip kalın çorap olduğunu söylüyor. Bu zamanımızın ince çorabına mesh etmeyi asla kabul etmiyor.

Bu nakillerde de anlaşıldığı üzere çorap üzerine mesh konusunda gelen hadisler çoğu âlimlere göre sahih değildir. Sahih kabul eden âlimler ise çorap üzerine mesh edilebilmesi için çorapta bazı şartlar aramışlardır. Ama bugünlerde bir kısım insanlar üzerine mesh edildiği zaman elin ıslaklığı anında tene temas eden ince çoraba mesh ediyorlar. Bunlara bunu niçin yapıyorsunuz denildiği zaman hadis var diyorlar, bu hadisin sahih olmadığını söyleyen âlimler var diyorsunuz, sahih olduğunu söyleyen âlimlerde var diyorlar ve başlıyorlar bu hadisi delil alarak çorap üzerine mesh eden âlimlerden nakil yapmaya. Tamam, bunlar doğrudur ama bu saydığınız âlimlerde çoraba mesh edilebilmesi için belli şartlar koymuşlar diyorsunuz. Cevaben diyorlar ki bu konuda hadis var. Hadis de çorabın niceliği ve niteliği anlatılmıyor, biz hadise uyarız bu şatları koyan âlimlere uymayız diyorlar.

İbn Teymiyye, Mecmû’u Fetavâ, XXI, 214.
El Muğni Ala Muhtasar El Harki 1/181-182

Yani bunlara göre bu hadisi sahih kabul etmeyenler Buhari, Müslim gibi âlimler hata ettiği gibi bu hadisi sahih kabul etmekle beraber sahabenin giyim kuşamını iyice tahkik edip bu mesh edilen çorabın üzerinde uzun bir süre yürüne bilen su geçirmeyen çorap olduğunu söyleyen âlimlerde hata yapmıştır. Yani bu arkadaşlar herkesi hatalı görürken kendilerini hatasız görür gibidirler. Bu anlayış çok tuhaf bir anlayış, bundan da tuhaf olanı ise müctehid imamları bırakıp bu ilim yoksunu kimseleri taklit edenlerdir. Hâlbuki bunlar her fırsatta taklide ve mezhebe karşı olduklarını dile getirirler. Ama kendi ağabeylerini, hocalarını taklit etmekte bir sakınca görmezler. Ben bu gibi davranışları gördüğüm zaman hep şu hadisi şerifi hatırlıyorum.
‘Şüphesiz Allah kullardan ilmi çekip almaz. Fakat âlimleri almasıyla ilmi de almış olur. Hiç âlim kalmayınca da insanlar, bir takım cahilleri baş edinirler. Onlar da bilgileri olmadığı halde soruldukları şeylere fetva verirler. Bu durumda hem kendilerini sapıtmış hem de başkalarını saptırmış olurlar.’ (Ahmet b.Hanbel, Buhari, Müslim, Tirmizi, Hatib)

Bakın dikkat edin hadiste ilmin alınıp kaybolmasını, âlimlerin alınması şeklinde olacağı bildiriliyor. Yani âlimler ortadan kaldırılırsa ya da animler dinlenmeyip, onların bilgisine başvurmayıp ilimsizce fetva verilirse veya ilimsiz kimselerden fetva alınırsa bu durum hem sapmak hem de saptırmak oluyor. Allah korusun bizleri ve hata yapan kardeşlerimizi. Ben hadise bakarım âlim kabul etmem diyen kardeşlerime sesleniyorum. Bu yaptığınız hatadır. Gelin bu hatanızda dönün. Allah korusun ilimsiz, bilgisiz fetva vermeyin. Bu hadise kulak verin, âlimleri ortadan kaldırmayın, müctehid imamlarımızın fetvalarını terk etmeyin. Bilin ki sizin bu ilimsiz halinizle hata etme ihtimaliniz çok yüksektir. Ama bu ümmetin müctehid imamlarının isabet etme ihtimalleri çok yüksektir. Hele de bu konuda bakın imamlar arasında görüş ayrılığı yoktur ki, ince çoraba mesh etmek caiz değildir. Şunu da unutmayın ümmetin âlimleri hatada birleşmezler. Sait Havva ince çorap üzerine mesh konusunda Muhammed Yusuf Bennuri den şunu naklediyor.
Muhammed Yusuf Bennuri şöyle söylemiştir:
İlim adamları, üstü deri ile sarılmış veya üzerine (mest hükmündeki) nalin (ayakkabı) giyilmiş çorapların üzerine mesh edilebileceği konusunda görüş birliğine varmışlardır. Bunun yanı sıra ince ve şeffaf çorapların üzerine mesh edilemeyeceği üzerinde de görüş birliği edilmiştir. Ancak sık do¬kunmuş, kuvvetli çorapların üzerine mesh edilip mesh edilemeyeceği konu¬sunda değişik görüşler ileri sürmüşlerdir.

Bilindiği üzere bu günümüzün ince çorabı dar ve şeffaftır (naylondan olan yada polyester karışımlı veya ten çoraplar). Dar ve şeffaf olan kıyafet ise yok gibidir, yani dar ve şeffaf kıyafeti giyenlerin ayağı şu hadis gereğince çıplak gibidir.
Hz. Aişe (ranha)’dan rivayet olunduğuna göre:
Esma, binti Ebî bekir (bir gün) üzerinde ince (bir elbise) ile Resûlullah (s.a.v)’ın yanına gelmişti. (Hz. Peygamber) ondan yüzünü çevirdi ve “Ey Esma! (şurası) muhakkak ki, kadın ergenlik çağına erişince on (un vücudun) dan şundan ve şundan başkasının görünmesi uygun olmaz” dedi ve (kendi) yüzü ile elini işaret etti.

Şu halde ayağına ince şeffaf çorap giyen kişinin ayağı çıplak hükmündedir. Çıplak ayağa da mesh etmek ehlisünnetin icması ile caiz değildir.

Said Havva, El Esas Fi’s Sünne, Hadislerle İbadet Ansiklopedisi, Hikmet Neşriyat: ve İ’la'u’s-Sünen (11245)
Ebû Dâvud, Libas:31

Etiketler:
  • Son Eklenenler